ANNENİN KÖŞESİ


 

Çocuklarınızın Beslenme Çantasını Hazırlarken Dikkat Etmeniz Gerekenler

Çocuğu okula giden annelerin her sabah “Çocuk formasını giydi mi?” “Kahvaltısını yaptı mı?” diye koşuştururken yaşadığı telaşlardan biri de beslenme çantası hazırlamaktır.

Okuldaki beslenme saati, çocuğun öğle yemeği olması nedeniyle oldukça önemlidir. Çocuğunuzun beslenme çantasını hazırlarken evde ne varsa onu kullanmak yerine önceden plan yapmanız daha doğrudur. Bu planı yaparken öncelikli olarak dikkat edilmesi gereken konu ise, çocukların her gün aşağıda yer alan 5 ana besin grubuna ait yiyeceklerden mutlaka tüketmesidir.

1.Çocuklarımızın gerek zeka gerekse bedenen büyüme ve gelişimi için çok önemli olan protein kaynağı; et, yumurta, balık ve kurubaklagildir. Ayrıca bu besinler B vitaminleri, kan yapıcı mineraller açısından da zengindir.

2.
Kemik - diş gelişimi, sinir sistemi ve kasların düzenli çalışması için gerekli vitamin ve mineralleri içeren süt, yoğurt, peynir, çökelek ve bu gıdalardan yapılan yiyecekler.

3. Özellikle vitamin ve mineral ihtiyacımızın büyük bir kısmını karşıladığımız sebze ve meyveler. Sindirim sisteminin düzgün çalışması ve vücut direncinin artması gibi faydaları olan bu besin grubu, aynı zamanda vücudumuzun sağlıklı çalışmasında da oldukça önemli rol oynar.

4. Temel enerji kaynağımız olan tahıllar, bunlardan yapılan ekmek, bisküvi ve diğer yiyecekler. Bu gruptaki besinler ayrıca B grubu vitamin ihtiyacımızı da karşılar.

5. Yağ, şeker ve tatlılar bu grupta yer almaktadır. Sadece enerji kaynağı olan bu yiyeceklerin aşırı miktarda tüketilmesi sağlıksız kilo artışına neden olur.

Çocuğunuz gün içerisinde büyük ölçüde yağ, şeker ve karbonhidrat açısından zengin yiyecekler tüketir, bu nedenle beslenme çantasını hazırlarken özellikle çikolata, şekerleme, gazlı içecek gibi yiyecek ve içeceklerden uzak durulması gerekir.

ÖNERİLER

- Çocuğunuzun beslenme çantasına koyacağınız sandviçte, salam, sucuk, sosis yerine ton balığı, köfte, tavuk, peynir gibi yiyecekleri kullanın. Bu sayede çocuğunuz sadece balıkta bulunan Omega 3 ve Omega 6 yağlarının yanı sıra bol miktarda E vitaminini de almış olur. Ayrıca peynir, köfte, tavuk ve balıktan da protein almış olur.

- Salam, sucuk ve sosis gibi işlenmiş etleri çocuğunuzun mümkün olduğu kadar az miktarda yemesini sağlayın. En iştahsız çocukların bile hayır demediği bu besinler sodyum nitrit ve sodyum nitrat içeriyor. Bu ise ileri yaşlarda bağırsak kanseri oluşum riskini artırıyor. Çocuğunuz mutlaka bu ürünleri tüketmek istiyorsa mümkün olduğu kadar daha az tüketmesini sağlayın ve ayrıca bu tarz yiyeceklerin yanında mutlaka C vitamini içeren portakal ve greyfurt gibi meyveleri de taze olarak tüketmesini sağlayın.

- Hazırladığınız sandviçleri alüminyum folyo ya da jelatinle sıkıca paketleyip, havayla temas etmelerini engelleyin. Bu sayede sadviçin içine koyacağınız malzemelerin tazeliğini kaybetmesini engellemiş olursunuz.

- Çocuğunuzun beslenme çantasına kesinlikle gazlı içecek koymayın. Çünkü bazı gazlı içecekler, diğer besinlerin vücutta yarar sağlayan bazı vitaminlerinin kullanılmasını engeller. Bu tarz içecekler yerine tercih edilebilecek en iyi alternatif süt ve ayrandır. Eğer çocuğunuz sütü ve yoğurdu sade olarak tüketmeyi sevmiyorsa, sütü kakao-şeker ekleyerek tatlandırabilir veya hazır olarak satılan meyveli sütleri, pudingleri, meyveli yoğurtları kullanabilirsiniz. Sütün içine konan bu tür maddeler bilinenin aksine sütün besin değerini öldürmüyor; bu nedenle rahatlıkla tüketilebilirsiniz.

- Meyve suları konusunda ise biraz dikkatli olmak gerekmektedir. Meyve suları ancak taze tüketildiği zaman yararlıdır. Bu nedenle evde sıkıldıktan sonra bekletilmiş ya da marketten alınan konsantre meyve sularının içindeki vitaminler büyük ölçüde kaybolmuştur. Ayrıca taze tüketilmeyen meyve sularında bol miktarda şeker bulunmaktadır ve bu da sağlıksız kilo artışına neden olmaktadır.

- Vitamini çocukların en iyi şekilde alabileceği besinler taze meyve ve sebzelerdir. Çocuğunuzun sevdiği ve bütçenize uygun olan bütün meyveler birer vitamin deposudur. En besleyici olarak bilinen muz ile elma hemen hemen aynı değerde vitamin içerir. Vitaminleri en üst düzeyde almak için meyvelerin evde dilimlenmemesi ve kabuklarının önceden soyulmaması gerekmektedir. Bunun için de mandalina, elma, armut, muz gibi rahat yenebilecek meyveler tercih edilmelidir.

- Beslenme çantasına ekleyebileceğiniz bir alternatif de bisküvi türü yiyeceklerdir. Bisküvi ve kraker türü yiyecekler çocukların en sevdiği ve en sık tüketmek istedikleri ürünlerdir. Bu yüzden, çocuğunuzun beslenme çantasına koyacağınız bisküvinin sağlıklı koşullarda üretildiğinden ve kalitesinden emin olmalısınız.

Ü. Esra Kurtuluş Beslenme ve Diyet Uzmanı


Anne ve Babalar için Okuma Önerileri

Kitap okumak istemeyen çocuk, iştahsız çocuk gibidir; ısrar eder, üstüne düşerseniz iştahı hepten kesilir. Oysa, çok kolay yöntemler ve her evde bulunan malzemelerle hazırlayacağınız gökkuşağı renklerinde bir tabak makarna çocuğunuzun iştahını nasıl açarsa, herkesin uygulayabileceği, basit, eğlenceli ve pratik yöntemlerle her çocuğun bir kitap kurdu olması da olası. Çocuklarını çok seven anneler babalar, haydi gelin, birlikte okuyalım, birlikte çözelim sorunları...
1. Okuma yazma bilse de, bilmese de, çocuğunuza her zaman yüksek sesle kitap okuyun. Günlük hayatınız içinde, beraber kitap okuyabileceğiniz bir zaman dilimini mutlaka yaratın. Bunun için genelde uykudan önceki saatler tercih edilse de, siz çocuğunuz ve kendiniz için uygun olabilecek her anı değerlendirebilirsiniz.
Okumayı biliyorsa: Çocuğunuzun size, bir arkadaşa, ailenizin bir üyesine ya da başka bir çocuğa yüksek sesle kitap okumasını sağlayın. Bu deneyimi, çocuğunuzun yeni okuma becerisini başkalarıyla paylaşma fırsatı olarak görün. Hatasını yalnızca hata cümlenin anlamını değiştiriyorsa ve ona kendisini kötü hissettirmeden düzeltin. Eğer tamamını okumak onu yoruyorsa, bir sayfa siz, bir sayfa çocuğunuz okusun. Yüksek sesle okumasını istemeden önce içinden okumasını isteyin.
Okumayı henüz bilmiyorsa: Kitap okurken, dümdüz bir sesle değil de kitabın konusuna uygun duyguları katarak ve elinizden geldiğince, kahramanların karakterlerine uygun seslendirmeler yaparak okumaya çalışın. Canlandırarak okuma, hem okumayı sizin için hem çocuğunuz için tekdüzelikten kurtaracağı gibi, kitap okuma süresini eğlenceli bir beraberliğe dönüştürecektir. Çocuklar böylece hem daha çok eğlenirler ve öykü/masal sonunu merak ederler, hem de ideal okumanın hissederek okumak olduğunu anlayıp, kendileri okumaya başladıklarında da aynısını yaparlar.

2. Çocuğunuza kitap okumada örnek olun. Sizi hem eğlenip iyi vakit geçirmek, hem bilgi ve kültür edinmek için okurken görsün. Böylece çocuğunuz okumanın önemli ve eğlendirici bir şey olduğunu sizden görecektir. Unutmayın, çocuklarınız üzerinde söylediklerinizden çok yaptıklarınız etkilidir.

3. Günlük okumalarınıza çocuğunuzu da dahil edin. Örneğin, yemek tariflerini, gazeteyi, dergileri, televizyon rehberini, yiyecek kutularını, lokantalardaki yemek listelerini, tabelaları beraber okuyun. Çevremizde bir sürü okunacak şey var, yeter ki fark edelim.

4. Çocuğunuzla okuduğu kitap konusunda konuşun. Kendi çocukluğunuzda severek okuduğunuz ya da şimdi okuduğunuz kitaplardan söz edin. Kitaplar arasındaki düşünce ve konu farklarını ortaya koyun. Herkesin farklı kitaplardan hoşlanabileceğini, ancak zaman zaman aynı konuda buluşulabileceğini sezinletin. Aynı çocuk kitaplarını okuyup, kitapla ilgili düşüncelerinizi birbirinizle paylaşın.

5. Çocuğunuza okuması için güzel kitaplar verin. İlgisini çeken konularda ve okuma seviyesine uygun kitapları kendisinin seçmesine yardımcı olun. Evde bulunan eski kitapları okumasına öncelik verip bu konuda yaptırımcı olmaya çalışmayın, onun kendi seçimlerini yapabilmesine fırsat tanıyın. Çocuğunuza, onun okuma seviyesine uygun kitap seçerken/seçtirirken kullanabileceğiniz en geçerli yöntem, kitaptan bir sayfayı (ilk sayfa olmasın) okumasını istemektir. Eğer seçilen sayfada, bilmediği kelime sayısı beş ya da daha fazlaysa, o zaman kitabın zevkle okunabilmesi için doğru seviyede olmadığı anlaşılabilir.

6. Eğer yaz için tatil planlarınız varsa, gideceğiniz bölge ya da gezeceğiniz yerler hakkında ister kütüphaneden ister seyahat acentelerinden ya da internetten bilgi toplayın ve bunları çocuğunuzla beraber okuyun. Orada neler yapmaktan hoşlanacağını konuşun. Gideceğiniz ya da gezeceğiniz yerlerin haritasını duvara asarak rotanızı belirleyin. Bu yöntemi tatil dönüşü de kullanabilirsiniz.

7. Beklemeniz gereken her durumda, çocuğunuzu oyalamak için yanınızda bir kitap torbası ya da bir aktivite için malzeme bulundurun. Beklemekle geçen zamanı kitapla buluşturarak değerli kılmak olası. Yanınıza kitap alın, çocuğunuza kitap verin; okuyun, okutun: seyahatler sırasında bir şeyleri beklerken; örneğin, bir sonraki otobüsü, molanın bitmesini, otobüsün hareket etmesini... yolculuk halindeyken trende ya da vapurda... otelde iseniz, odanızın hazırlanmasını beklerken... anneannenin-babaannenin yanında isek nefis böreklerin, dolmaların pişmesini beklerken, sokakta yürürken geçen süre içinde, çevrenizdeki tabelalara bakarak, ya da aklınızdan sözcük uydurarak, sözcük sonundaki harfle biten yeni sözcükler türetme gibi sözel oyunlar ya da sözlü olarak isim/şehir/hayvan oyununu oynayabilirsiniz.

8.Mümkün olduğunca, çocuğunuzun izlediği televizyon programlarını siz de izleyin. Programda neler olup bittiğini konuşun ve eğer soruları varsa onları yanıtlayın. Sevdiği bir program varsa, o konuyla ilgili kitaplar, yazılar ve filmler bulun; onun araştırıp bulmasına yardımcı olun.

9.Çocuğunuzun kendi kütüphane kartı olsun. Kitaplara bakması ve hoşuna giden aktiviteleri izlemesi için sık sık kütüphaneye onu ya siz götürün ya da kendisinin gitmesine izin verin.

10.Yeni kelimeler öğrenmesine yardımcı olun. Her güne yeni bir kelime hedefi koyun. Karşılaştığı ve bilmediği kelimeler hakkında konuşun.

11.Çocuğunuz için bir dergiye abone olun. Ebe Sobe, NG for Kids, Tolga Abi, Milliyet Çocuk, Bilim ve Çocuk, Kırmızıfare gibi... El ve zeka becerilerini geliştiren yayınlar, çocuklar için iyi tercihlerdir. Daha büyük yaşlarda ki çocuklar içinse Piwot, PCWorld, Atlas gibi dergiler uygun olacaktır. Pek çoğunu gazete bayilerinde bulabilirsiniz.

12.Çocuğunuzu sık sık kitapçıya götürerek/göndererek, kendi kitaplarını seçmesine izin verin. Bu, onu okuma konusunda cesaretlendirecek ve kendi ilgi alanlarının peşinden gitmesini sağlayacaktır.

13.Çocuğunuzun kendi kitapları, yap bozları ve eğitici oyunları, (Türkçe scrabble, rummikub, domino, lego) olsun. Bunları saklaması için evde ona ait bir dolap, bir kitaplık rafı, özel bir köşe verin.

14.Çocuğunuzla yeni yerler gezin ve yeni deneyimler kazanmasını sağlayın. Ne kadar çok deneyimi olursa, okuduklarıyla o kadar iyi bağlantı kurabilecektir. İşte size birkaç öğrenme gezisi önerileri; havaalanı, müze, evcil hayvan satan merkezler, havuz, kütüphane, kitapçı, panayırlar, tren istasyonları, hayvanat bahçeleri, seralar, yürüyüş parkları...

15.Çocuğunuz yazabilsin diye, yanınızda, kağıt, kalem ve boya kalemleri bulundurun. Yaşadığı deneyimler, başından geçen ilginç olaylar hakkında günlük tutmasına yardımcı olun ve ona günlük tutması için özel defter armağan edin. Arkadaşlarına ve aile üyelerine mektup yazması, aklına gelen hikaye ve şiirlerini not etmesi için ona destek olun. Yazılı çalışmalar, okuma becerilerini de geliştirecektir.

16.Çocuğunuzla konuşun. Çevresinde olanları ona açıklayın. Onun söylediklerine kulak verin. Onun düşüncelerinin, sizin için ve hatta herkes için önemli olduğunu ona hissettirin.

17.Çocuğunuzun yaşadıklarıyla ilgili kitaplar bulun. Eğer balık tutmaya gidecekseniz ya da tekneyle açılacaksanız, bu konuyla ilgili bir kitabı onunla paylaşın. Bu onun yeni deneyimi konusunda daha fazla bilgi sahibi olmasını sağlayacak ve ilgisini pekiştirecektir.

18.Çocuğunuzun televizyon izleme süresine okuma ve beraber yapabileceğiniz diğer aktiviteler için bir sınır getirin. Ancak hiç bir zaman televizyonu, çocuğunuz kitap okudu diye bir ödül ya da okumadı diye bir ceza aracı olarak kullanmayın. Aynı kural bilgisayar oyunları, play-station ve game boy'lar için de geçerlidir.

19.Kitapçılara, kitap fuarlarına gittiğinizde, çocuğunuzun kitapları ellemesine, karıştırmasına izin verin. Kitaba dokunmanın, sayfalarını karıştırmanın, resimlerine bakmanın zevkini yaşasın. Rafların düzeni bozulabilir, çok önemli değil, önemli olan çocuğunuzun okuma zevkinin gelişmesidir.

20.Kitap okumaya pek sıcak bakmayan çocuklarınıza, seviyelerine göre, okuyup bitirecekleri her kitap için, çok sembolik olması koşuluyla belli bir miktar harçlık önerebilirsiniz. Eğer seçtiğiniz kitaplar da doğru kitaplarsa, bir süre sonra çocuğunuza yüklüce bir miktar ödemek durumunda kalabilirsiniz. Ancak şaşırmayın, çok geçmeden de kazandığı paraları tekrar kitaba yatırdığına tanık olabilirsiniz.


Çocuğunuzun Boyu Uzamıyorsa, Dikkat!

Çocuğunuzun yıllık boy uzaması, 5 santimetrenin altında ise mutlaka bir doktora götürün. "Çocukların boyunun doğumdan itibaren ergenliğe kadar her yıl en az 5 santimetrenin altında ise veya normal seyrindeyken bir anda duruyorsa, çocuğunuz büyüme hormonu eksikliğiyle karşı karşıya olabilir. Böyle bir durumda mutlaka bir doktora götürün." uyarısında bulundu. Ayrıca , bir yıl boyunca büyümeyen ayak numarası, değişmeyen elbise bedeni ve kısalmayan pantolon boylarının anne-babaların büyüme hormonu eksikliğinden şüphelenmeleri için yeterli belirtiler olduğu kaydedildi.

Tüm anne babaların, gelişme çağındaki çocukların boylarının uzamasını yakından takip ettiklerini belirten uzmanlar, ancak bazen boy artışındaki durmanın, anne babalar tarafından dikkate alınmadığını belirterek, bu tür durumların büyüme hormonu eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.

Tedavide erken teşhisin önemilini belirten uzmanlar, büyüme hormonu eksikliğine bağlı olarak çocuğun boyundaki uzamanın durduğunun erken fark edilmesinin, yapılacak tedaviyle çocuğun gerçek boy potansiyeline ulaşmasını mümkün kılacağını açıkladı.


Sevgisiz kalan çocuğun boyu kısa olabiliyor

Türkiye’de görülme sıklığı yüzde 3-15 arasında değişen boy kısalığı, anne karnından başlayıp final boya kadar uzanan yaşamda birçok etkene bağlı olarak gelişebiliyor. Beslenme bozukluğu ve sevgisizlik de bu etkenler arasında gösteriliyor.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mehmet Emre Atabek, büyümenin, anne karnında başladığını ve ergenlik döneminin sonuna kadar sürdüğünü söyledi. Çocukluk döneminde sürekli bir büyümenin gerçekleşmesinin çocukları erişkinlerden farklı kılan bir özellik olduğunu ifade eden Atabek, özellikle kronik hastalıklar ve beslenme yetersizliği boy uzamasını etkileyen en sık nedenler olarak bilindiğini kaydetti.

Anne karnındaki bebeğin büyüme açısından ultrason ile takibinin yapılabildiğini belirten Atabek, “En az 15 gün arayla yapılan iki ultrason incelemesiyle büyüme duraklaması saptanırsa daha anne karnında iken çocukta büyüme geriliği tanımı kullanılır. Bu çocuklar doğumdan sonra sıkı takip altına alınırlar” dedi.

Büyümeyi yakalama 6-15 ay arasında olsa da son sınır olarak baş çevresinde 18, ağırlıkta 21, boyda ise 36 ay beklendiğini dile getiren Atabek, “Hatta ileri prematüre bebeklerde büyümeyi yakalama oldukça gecikebilir. Bu sürelerde normali yakalayamayan çocukların mutlaka çocuk endokrinoloji doktorları tarafından değerlendirilmesi ve tedavi edilmeleri önemlidir” diye konuştu.

Atabek, doğum tartısı gebelik süresine göre düşük olarak doğan ve ilk 2 yaşta büyümede yakalama yapamayan çocukların nihai boylarının kısa olacağını bildirdi.

YUVA ÇOCUKLARINDA KISA BOYLULUK
Boy kısalığının toplumda görülme sıklığının yüzde 3-15 arasında değiştiğini vurgulayan Atabek, şunları kaydetti: “Boy kısalığının nedenleri oldukça fazladır. Ailevi boy kısalığı, yapısal boy kısalığı ve ergenliğin gecikmesi, iskelet sistemi hastalıkları, doğum kilosunun düşük olması, beslenme bozukluğu, kronik hastalıklar, uzun süreli ilaç kullanımı, turner sendromu, büyüme hormonu eksikliği ve sevgi yoksunluğunu nedenler arasında sayabiliriz. Büyüme hormonu eksikliği 3 bin 500’de bir görülür ve sıklıkla tek bulgusu boy kısalığı veya büyümede duraklamadır. Bunlardan ülkemizde en çok öne çıkan neden özellikle hayatın ilk yıllarında geçirilen beslenme bozukluğudur. Uzun süren beslenme bozukluğu olan çocukta önce kilo düşer sonra boy kısa kalır. Sağlıklı büyümek ve boy kısalığını önleyebilmek için sağlıklı bir beslenme ilk koşuldur.”

Bunun yanında en önemli boy kısalığı nedenlerinden birisinin de sevgisizlik olduğunu ifade eden Atabek, “Psikososyal nedenlerle örneğin sevgi yoksunluğu yaşayan çocuklarda, sosyal problemleri fazla olan ailelerin çocuklarında ve bazı yuva çocuklarında kısa boyluluk görülebilmektedir” dedi.

Boy kısalığı olan bir çocuğun tedavisinin de nedenine göre yapılacağını ifade eden Atabek, boy kısalığına neden olan etken ne kadar erken teşhis ve tedavi edilirse boy uzatma tedavisinde de başarı şansının o kadar artacağını sözlerine ekledi.



Çocuklardaki çalma alışkanlığının nedenleri ve çözüm yolları

1. Hatalı anne-baba tutumları
- Aşırı disiplinli tutum
- Kıyaslamacı tutum
- Paraya aşırı düşkünlük veya cimrilik
- Maddi cezalar verme
- Gereksinimlerin giderilmemesi
- Önceki çalma davranışının pekiştirilmesi
Yukarıdaki başlıklarda görüldüğü gibi, anne-babaların aşırı disiplinli ve katı tutumları çocuklarda çalma davranışına neden olabilir. Çocuğun kardeşleriyle veya komşu, arkadaş ve akraba çocuklarıyla sıklıkla kıyaslandığı aile ortamları çalma davranışına zemin hazırlayabilir. Ailenin, çocuğun maddi ihtiyaçlarını karşılama***** onu cezalandırması, ekonomik güçlükler nedeniyle çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını giderememesi, anne-babanın paraya aşırı düşkünlüğü veya cimriliği, parayı çocuğa karşı bir tehdit aracı olarak kullanması gibi hatalı tutumlar da çalma davranışının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

2. Değersizlik duygusu ve öz-güven eksikliği
Çocuğun kendini değersiz hissetmesi bu davranışı destekler. Kendini yetersiz hisseden çocuk değerli gördüğü eşyaları çalarak kendini değerli kılmaya çalışır. Yetersizlik duyguları taşıyan çocuğun anne-babasının aşırı koruyucu tutumu ve çocuğu sürekli kontrol etmeye çalışır tavırları çocuğun bu duygularını pekiştirir. Böylece, kendisine güvenilmediğini düşünen çocuk giderek öz-güvenini kaybetmeye başlar.

3. Kıskançlık ve rekabet duyguları
Kardeşlerini veya başka çocukları kıskanan çocuklar yaşadıkları rekabet duygusunu bastırabilmek için çalma davranışı gösterebilirler. Bu nedenle uyum bozukluğu geliştiren çocuklarda çalmak, kıskanılan veya rekabet edilen kişiden öç almak anlamına gelmektedir.

4. Sevgisizlik ve ilgisizlik
Fiziksel ve maddi ihtiyaçların giderilmemesi gibi, manevi ihtiyaçların giderilmemeside bu uyum bozukluğuna neden olabilmektedir. Yeterince sevilmediğini düşünen, duygusal anlamda yeterince ilgi görmeyen çocuk, başkalarına ait eşyaları çalarak elde edemediği sevgi açığını gidermeye çalışır. Bu sebeple,kimsesiz çocuklarda, sokak çocuklarında ve aileleri tarafından dışlanmış çocuklarda çalma davranışının görülme sıklığı fazladır.
Çocuklarında çalma davranışı görülen anne-babaların, bu davranışın tedavi edilmesi ve ileride yeniden ortaya çıkmasının veya yerini başka bir davranış bozukluğuna bırakmasının önlenmesi için zaman kaybetmeden bir uzmana başvurmalarını öneriyoruz. Bir psikologla uzmanla birlikte yapılan çalışmalarda yukarıdaki sebeplerden hangilerinin bu davranışın gelişmesine yol açtığı tespit edilmeli ve bu nedenler ortadan kaldırılmalıdır. Davranışa neden olan faktörler kontrol altına alındığında davranışta hızla ortadan kalkacak ve yeni bağımsız sorunların oluşumu da engellenmiş olacaktır.
Anne-babalar, bu sorun nedeniyle baş vurdukları uzman tarafından çocuklarına yaklaşımları konusunda da bilgilendirilmelidirler. Burada kısaca özetlemek gerekirse, çalma davranışı gösteren çocukların ailelerinin dikkat etmeleri gereken şeyler aşağıda sıralanmıştır;
Yargılayıcı ve suçlayıcı tutumdan uzak durmak Aşağılayıcı, küçük düşürücücü ve ayıplayıcı tavır sergilememek
Çocuğu deşifre etmek
Bu davranışı nedeniyle çocuğa duyulan güvensizliği ifade etmek
Cezalandırıcı ve yasaklayıcı tutumlar sergilemek
Gurur kırıcı davranışlar sergilemek
Şiddete başvurmak